Belki Ses Olayı Var mı? (Ama Ciddi, Var mı?)
Bir İzmir Sabahı: Her Şey Başlıyor
Herkese merhaba, benim adım Burak, 25 yaşındayım ve İzmir’de yaşıyorum. Yani, İzmirliler gibi kafası rahat, ama içinde sürekli bir “acaba ne oluyor?” kaygısıyla yaşayan tiplerdenim. Bugün bir konuya değineceğim ki, hemen hemen herkesin yaşadığı bir şey bu ama kimse doğru düzgün sorgulamıyor: Belki ses olayı var mı? Evet, evet, yanlış duymadınız. Kendi kendime bunu fark ettim ve birden, bir anda, zihnime bir soru düştü: Ses var mı? Yoksa ben mi abartıyorum?
Sıkça Karşılaştığım Durumlar: “Ses Var, Ciddi Misiniz?”
Her şey bir sabah kahvemi yaparken başladı. Hani o sabahları, “Yine mi?” dediğiniz o kahve hazırlık ritüeli var ya… İşte tam o sırada bir ses duydum. Hem de o kadar netti ki, kahvemden bile daha netti. Ses, evin bir köşesinden geliyordu. “Mmmm…” gibi bir ses. Ama kimse yoktu evde. Yani ben vardım, belki komşu da bir şey yapıyordur, diyordum ama neyin nesiydi bu?
Burak, sakin ol. Belki pencerenin önünde rüzgar var, belki bir şey düştü.
Ama sonra birden başka sesler de duymaya başladım.
“Ne oluyor ya?”
Bu sırada cep telefonum çaldı. Arayan, annem. “Anne, sen ses duydun mu?” dedim.
“Oğlum, ne sesi? Sadece kahveni iç, Allah aşkına.”
Ama ben anlamıyorum. İçimde bir şey kıpırdıyor. Sanki gerçekten bir ses var ama kimse duymuyor. Ne oluyor? Belki ses olayı var mı?
Sesin Arkasında Gizli Olan Gerçek: İç Ses
Gün boyunca bu soruyla kafamı kurcaladım. Tabii, o sırada bir de arkadaş grubum var. Eski bir arkadaşım olan Selim’le buluştuk. Selim her zaman neşelidir. Hem de o kadar rahat ki, bazen içinde gerçekten bir deli olduğunu düşünüyorum. O gün yine onunla bir kafeye gittik, ki burası İzmir’in en meşhur kafelerinden. Selim’in sürekli kafayı boş işlerle meşgul ettiğini biliyorum. Ama o gün ona bir şey sormam gerekiyordu:
“Selim, sana bir şey soracağım. Benim duyduğum o ses, normal mi?”
O an Selim’in yüzü bir garip oldu. Gözlüğünü takıp, bana bakarak şöyle dedi:
“Yani, Burak, o ses… belki senin kafanda. Hani ‘kafasında ses duyan adam’ var ya, onlardan. Bu kadar stres yapma.”
Beni yine küçük düşürüyor. Ama işin komik tarafı, Selim’in söyledikleri bir noktada doğru gibi geliyor. Belki de sesler sadece benim kafamda. Her şey fazla düşünüldüğünde, kafada gerçekten yankı yapıyor gibi oluyor. Yani belki de sadece bir iç ses, evet. Gerçekten, dışarıdan duymuyorum, ama içimden duyduğum bir şey var. O sesin kaynağını bulamıyorum.
Bir Kafede “Ses” Sorusu ve Kafamdaki Çarklar
O gün kafede geçen diyalog şu şekilde devam etti:
Selim: “O zaman bir sesin olup olmadığını görmek için, sesini duyan birine daha sor. Ne dersin?”
Ben: “Ama anneme de sordum, o da duymaz dedi.”
Selim: “E, o zaman bak, senin kafanda var bir şey, Burak.”
Kafede herkesin yüksek sesle konuştuğu o kalabalık ortamda, birden içimde o belki ses olayı var mı sorusu bir kez daha yankı yaptı. Selim’in söylediklerinden sonra, içimdeki sesle çatışmaya başladım. Yani, sanki başka birisiyle konuşuyorum. Kafamda bir yerlerde bir şeyler dönüyor ve ben de onları çözmeye çalışıyorum. Ama o sırada bir başka soru daha çıktı: Gerçekten de kafamda mı?
Kendi Sesimi Arayış: Ne Var Bu Sesin Arkasında?
Sonra bir anda düşündüm: Belki de yaşadığım şey yalnızca bir “sesin yokluğu”ndan kaynaklanıyordur. Yani dış dünyada bir şeyler olup bitiyor ama ben onları algılayamıyorum. Belki de gerçekten kimse bu sesi duymuyor çünkü bu sadece bana ait. Eğer ses dışarıdan geliyorsa, o zaman ben “bir şeyler duydum” diyebilirim. Ama eğer ses içimdeyse… Bu bir başka mesele!
Kafamı toparlamaya çalışırken, çayımı karıştırarak bir yandan da diğer insanlara bakıyorum. Herkes kendi kafasında bir şeylerle meşgul. Kimisi telefona bakıyor, kimisi bir kahve içiyor. Ama hiç kimse benim gibi belki ses olayı var mı diye düşünmüyor. Benim gibi takıntılı biri olmamalıyım, değil mi?
Sonuç: Belki, Belki… Ama Kesin Olarak Biri Beni Duyuyor!
Bütün bu düşünceler arasında, birden bir farkındalık geldi. Evet, belki ses gerçekten de kafamda. Ama o zaman ne olmuş? Her şeyin başlangıcı kafada başlıyor, değil mi? Her şeyin kaynağı burada. Ve belki de ses olayını, kafamda bir parça daha duyuyorum, çünkü gerçekten belki sesler vardır ve belki de onlar her anı paylaşıyorlar.
Belki de hayat aslında böyle. Kafada başlayan her şey, bir gün dışarıya çıkıyor. Hatta bazen, en garip sesleri biz duyarız ama kimse fark etmez.
Sonuç olarak, belki de sesi gerçekten duyan tek kişi ben oluyorum. Gerçekten bilmiyorum ama buna da bir şekilde alışmam gerekiyor.
Yine de, bir gün bana bu soruyu sorarsanız: Belki ses olayı var mı? diye, size cevap verebilirim. Ama o zaman da bilin ki, cevabın içindeki ses de ben olabilirim.